İçeriğe atla

Kurum COP31’i BM Zirvesi ile Eşitledi: Çöp İthal Etmiyoruz

COP31 Başkanı ve Çevre Bakanı Murat Kurum, COP31'i BM Zirvesi ile eşdeğer gördüğünü belirterek, Türkiye'nin çöp ithal etmediğini, yalnızca hammadde olarak kullanılabilecek geri dönüştürülebilir atık ithal ettiğini açıkladı.

· 3 dk
Kurum COP31'i BM Zirvesi ile Eşitledi: Çöp İthal Etmiyoruz

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, Türkiye’nin COP31 hazırlıklarına ilişkin İstanbul’da medya temsilcileriyle bir araya geldi. Kurum, COP31’in Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kadar önemli bir organizasyon olduğunu belirterek, “196 ülke iklimle ilgili taahhütlerini, projelerini, hedeflerini, tecrübelerini paylaşıyor. Ülkelerin verilmiş olan taahhütlerinin ne yapıldığı orada sorgulanıyor. Günlerce müzakereler yapılıyor. Dolayısıyla bu BM nezdinde en büyük organizasyon. Yani New York’taki Birleşmiş Milletler Zirvesi ile eş diyebileceğimiz bir organizasyon” dedi.

İklim Dirençli Şehirler ve Altyapı Vurgusu

Bakan Kurum, iklim dirençli şehirler konusunda İstanbul Ayazağa’daki sel sonrası incelemesini örnek göstererek, dere ıslahı tamamlanmadan kültür merkezi inşaatının devam ettiğini gözlemlediğini aktardı. Kurum, “Kültür merkezi ihtiyacınız olabilir evet ama altyapınızı, arıtma tesisinizi yapmadığınız yerde kültür merkezine ihtiyaç olduğunu düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.

Çöp İthalatı Değil, Hammadde İthalatı

Türkiye’nin Avrupa’dan çöp ithal edip etmediğine yönelik soruları yanıtlayan Kurum, çöp değil, ham madde olarak kullanılabilecek geri dönüştürülebilir atıkların ihraç edildiğini açıkladı. Kurum, “Biz çöp ithalatına kesinlikle izin vermiyoruz. Çöp ülkemize gelemez. Geliyorsa eğer o süreçte farklı yanlışlıklar vardır. Onun da savcılıklar gereğini yapar. Ne geliyor? Granür malzeme geliyor. Yani öğütülmüş granür malzeme geliyor ve onlar hammadde olarak üretimde kullanılıyor” diye konuştu. Adana’daki plastik kirliliğiyle ilgili denetimlere de değinen Kurum, kaçak yollarla ham madde getiren işletmelerin tespit edilip kapatıldığını ve cezai işlem uygulandığını belirtti.

Kurum, COP31 Eylem Gündemi’ni ve sahadaki hazırlıkları anlatırken, Türkiye’nin Uygulama COP’u yaklaşımını detaylandırdı. Mevcut 1,5 derece hedefinden uzaklaşıldığına dikkat çekerek, ülkelerin ekonomilerine verilen derin yaralara vurgu yaptı. Kurum, “Artık taahhüt konuşmayalım. Yeni taahhüt istemiyoruz. O taahhütleri uygulamaya geçirmek istiyoruz. Çünkü gençler, çocuklar, dünya bizden bunu bekliyor” dedi.

İklim değişikliği ile mücadelenin finansman desteğiyle mümkün olabileceğine işaret eden Kurum, “Eğer bir NATO toplantısında ülkeler savunma harcamalarını yüzde 5’e çıkarma kararı alıyorsa iklimle ilgili mücadelede de aynı kararlılığı tüm dünya göstermek zorunda. Çünkü yaşanacak bir dünya kalmayacak” uyarısında bulundu.

Kurum, COP31’in sıfır emisyonlu bir organizasyon olması hedeflendiğini ve bu kapsamda sürdürülebilirlik belgesi alan ilk COP organizasyonu olduklarını söyledi. Transfer ve ulaşım araçlarının Euro 6 standartlarına uygun, elektrikli veya doğal gazlı olacağını belirtti.

Afetlere dirençli şehirlerin inşasının, afet sonrası meydana gelecek hasardan çok daha düşük maliyetli olduğuna dikkat çeken Kurum, “Afet sonrası yaşanılan maddi kayıplar maliyet olarak 1’e 10 artıyor. Yani 10 katına çıkıyor” dedi. İstanbul Ayazağa örneğini tekrarlayarak, altyapı yatırımlarının önceliklendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye’de geri dönüşüm sektörünün geliştiğini ve yerli ham madde ihtiyacının ithalatla karşılandığını belirten Kurum, çöp ithalatına kesinlikle müsaade edilmediğini tekrarladı. DOA (Depozitosu Olan Ambalajlar) sistemiyle geri dönüşüm oranlarının artırılmasının hedeflendiğini söyledi.

Deprem bölgesinde iki yılda 500 bin konut yapıldığını hatırlatan Kurum, sosyal konut projelerinde de ilerleme kaydedildiğini belirtti. Kurum, İstanbul’da hayata geçirilen kiralık sosyal konut projesinde yaklaşık 2 bin konutun kurasının yakında çekileceğini duyurdu.

Kurum, iklim değişikliğiyle mücadelede yerel ve merkezi idarenin iş birliğinin hayati önem taşıdığını bir kez daha vurgulayarak, “İsteriz ki tüm yerel yönetimlerimiz, iktidarı, muhalefeti hiçbirini ayırmıyorum. Mesela müsilajla ilgili bir irade ortaya koymazsanız bu müsilaj bir daha gelir. Yani arıtma tesisini yapacaksın. Yağmur suyu kanallarını yapacaksın, dere ıslahını yapacaksın ki bu krizleri en az hasarla atlatasın” dedi.

Bunlar da İlginizi Çekebilir